Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Kasım 2013 Pazartesi
4 Kasım 2013 Pazartesi
28 Ekim 2013 Pazartesi
25 Eylül 2013 Çarşamba
19 Eylül 2013 Perşembe
3 Eylül 2013 Salı
Mısır konusunda Türkiye nerede hata yaptı?
Son günlerde katıldığım yurtdışı programlarında hep şu soruyla karşılaştım: Türkiye, Mısır için model olabilir miydi? Ardından uluslararası medyada Mısır başlıklı tüm açık oturumların temelindeki örneğin Türkiye olduğunu gördüm. Biz Türkiye’de bunun o kadar da farkında değildik ama yurt dışında Türkiye Mısır ile birlikte anılıyordu. Acaba neden?
Evet Türkiye, Mısır’daki askeri darbeye sert bir dille karşı koymuş tek ülkeydi. Ama bu değildi Türkiye’yi yurt dışında gündem yapan. Daha çok Mursi yönetiminin başarısızlığı Türkiye üzerine yıkılmış gibiydi. Türkiye’de dindar bir partinin demokratik yönetimi, Başbakanımız ve Dışişleri bakanımızın sürekli olarak “biz Mısırla birlikte büyümek istiyoruz” sözleri ve Mısır’da Mursi yönetiminin en büyük ideal olarak Erdoğan yönetimini benimsemesi Türkiye’ye büyük bir sorumluluk getirmişti belli ki. Kendini büyük ölçüde değiştirmiş bir Türkiye, iş Mısır’a geldiğinde bunu başaramamıştı.
Yazının devamı için --->>> Mısır konusunda Türkiye nerede hata yaptı?
TÜRKİYE RESTE HAZIR ...
TÜRKİYE RESTE HAZIR ..
Türkiye’nin güneydoğu sınırı yani Suriye uzun zamandır hareketli. Sınırda yeni bir çatışma haberi ise birkaç gün önce geldi. Üç farklı grubun adı geçiyordu. Özgür Suriye Ordusu, El Kaide’nin uzantısı olan El Nusra ve Kürt kökenli örgüt PYD.
Manzaraya bakıldığında durum hayli ilginçti. Katliamları iki yılı aşan Esad’a karşı birleşmiş muhalif gruplar da kendi aralarında çatışmaya başlamışlardı. Sanki harabeye dönmüş Suriye’ye bu kadarı yetmemiş gibi.
Türkiye, güneydoğu sınırında yaşanan bu çatışmalardan yara aldı. Ceylanpınar kasabası mermilerin hedefiydi. İnsanların evlerine, işyerlerine mermiler isabet ediyordu. Hayat durdu, işyerleri kapandı. Türk Silahlı Kuvvetleri saldırılara karşılık verdi. Türkiye daha önce de isabet almış ve iki kere Suriye’ye karşılık vermişti. Yeni değildi bu karşılıklı atışmalar.
Savaş uçağımız Suriye tarafından düşürüldüğünde, tüm kışkırtmalara rağmen sakindi Türkiye. Ama şu an değildi. Türk Dışişleri Bakanı: “Bundan sonra anında cevap verilecektir” diye sert bir çıkış yaptı. Belli ki durum bu defa farklıydı. Devam ediyordu Davutoglu: “Emri vakiyle gelişecek herhangi yeni bir durum, çok daha olumsuz neticeler doğmasına sebep olacak.”
Yazının devamı için --->>> TÜRKİYE RESTE HAZIR
Türkiye’nin güneydoğu sınırı yani Suriye uzun zamandır hareketli. Sınırda yeni bir çatışma haberi ise birkaç gün önce geldi. Üç farklı grubun adı geçiyordu. Özgür Suriye Ordusu, El Kaide’nin uzantısı olan El Nusra ve Kürt kökenli örgüt PYD.
Manzaraya bakıldığında durum hayli ilginçti. Katliamları iki yılı aşan Esad’a karşı birleşmiş muhalif gruplar da kendi aralarında çatışmaya başlamışlardı. Sanki harabeye dönmüş Suriye’ye bu kadarı yetmemiş gibi.
Türkiye, güneydoğu sınırında yaşanan bu çatışmalardan yara aldı. Ceylanpınar kasabası mermilerin hedefiydi. İnsanların evlerine, işyerlerine mermiler isabet ediyordu. Hayat durdu, işyerleri kapandı. Türk Silahlı Kuvvetleri saldırılara karşılık verdi. Türkiye daha önce de isabet almış ve iki kere Suriye’ye karşılık vermişti. Yeni değildi bu karşılıklı atışmalar.
Savaş uçağımız Suriye tarafından düşürüldüğünde, tüm kışkırtmalara rağmen sakindi Türkiye. Ama şu an değildi. Türk Dışişleri Bakanı: “Bundan sonra anında cevap verilecektir” diye sert bir çıkış yaptı. Belli ki durum bu defa farklıydı. Devam ediyordu Davutoglu: “Emri vakiyle gelişecek herhangi yeni bir durum, çok daha olumsuz neticeler doğmasına sebep olacak.”
Yazının devamı için --->>> TÜRKİYE RESTE HAZIR
Suriye çözümünde İran ve Türkiye....
Suriye çözümünde İran ve Türkiye....
Üç yıl önce Esad’ın o şaşalı günlerinde, Suriye’nin bu hale geleceği kimin aklına gelirdi ki? Ülkenin harabeye döneceğini, yüz bin insanın can vereceğini, iki milyon insanın başka ülkelerin topraklarında çadırlarda yaşayacağını kim tahmin edebilirdi? Gün gelip de Suriye’yi hangi ülkenin bombalayacağı tartışmasının yapılacağını, bunun ülkelerin meclislerinde oylanacağını kim, nasıl öngörebilirdi?
Bizler bu hafta Amerika’nın Suriye müdahalesi ile ilgili kararlılığını ve Suriye’deki BM denetçilerinin raporlarını takip ederken; bir yandan da Şam yönetiminin destekçisi üç ülkenin tavırlarını yakından izledik: Rusya, Çin ve İran.
BM tasarısını veto eden Rusya, müdahale fikrini her fırsatta eleştirse de olası bir müdahalede taraf olmayacağını açıkladı.
Fakat savaş gemilerini Doğu Akdeniz kıyılarında konuşlandırmaktan geri kalmadı. BM güvenlik konseyinde tasarıya ikinci vetoyu gösteren Çin genelde sessiz, Rusya’nın izinde.
Peki ya İran?
Yazının devamı için -->>> Suriye çözümünde İran ve Türkiye
Üç yıl önce Esad’ın o şaşalı günlerinde, Suriye’nin bu hale geleceği kimin aklına gelirdi ki? Ülkenin harabeye döneceğini, yüz bin insanın can vereceğini, iki milyon insanın başka ülkelerin topraklarında çadırlarda yaşayacağını kim tahmin edebilirdi? Gün gelip de Suriye’yi hangi ülkenin bombalayacağı tartışmasının yapılacağını, bunun ülkelerin meclislerinde oylanacağını kim, nasıl öngörebilirdi?
Bizler bu hafta Amerika’nın Suriye müdahalesi ile ilgili kararlılığını ve Suriye’deki BM denetçilerinin raporlarını takip ederken; bir yandan da Şam yönetiminin destekçisi üç ülkenin tavırlarını yakından izledik: Rusya, Çin ve İran.
BM tasarısını veto eden Rusya, müdahale fikrini her fırsatta eleştirse de olası bir müdahalede taraf olmayacağını açıkladı.
Fakat savaş gemilerini Doğu Akdeniz kıyılarında konuşlandırmaktan geri kalmadı. BM güvenlik konseyinde tasarıya ikinci vetoyu gösteren Çin genelde sessiz, Rusya’nın izinde.
Peki ya İran?
Yazının devamı için -->>> Suriye çözümünde İran ve Türkiye


