3 Eylül 2013 Salı
Suriye: hangi silah hangi yanlış ellerde? ......
Suriye: hangi silah hangi yanlış ellerde? ......
Defalarca seyrettim Suriye’deki çırpınan çocukların görüntülerini. Anlamaya çalıştım, ruh sahibi bir insan buna nasıl izin verebilir? Sonra dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen seslere, analizlere, yorumlara kulak verdim. Kimi için dehşet vericiydi. Fakat kimi önem bile vermiyordu. Ortadoğu’ydu nasılsa. Orada Müslümanlar hep ölürdü zaten... Çocuktu, kimyasal silahtı ne fark ederdi ki?
İnsanlığı tüketmek zordur. İnsanlığın tükenmesi için önce nefret gerekir. Nefret ise kolaydır. “Nefret et, kendini koru”; “nefret et, dinini koru”; “nefret et, soyunu koru”; “nefret et, karşındakini ez ve güçlen”... Ve insanlık tükenir. İnsanlık tükendiğinde ise, alabileceğiniz tedbir çok azdır. Çırpınan çocuklara bakar durursunuz... Tıpkı bütün dünyanın şu anda Suriye’ye bakıp durduğu gibi...
Kimyasal silah, Suriye trajedisinin korkunç bir parçası. Fakat bu trajedi yüz binden fazla kişinin öldüğü ülkede üç yıldır yaşanıyor. Kırmızı çizgi aşılalı bir hayli zaman geçti. Kimyasal silah kullanımı elbette insanlık suçu. Fakat üç yıldır bombalanan evlerde de çocuklar, siviller öldü. Bombalı katliamlara alıştık mı yoksa? Onlar insanlık suçu değil de, artık hayatımızın bir parçası mı?
Yazının devamı --->>> Suriye: hangi silah hangi yanlış ellerde?
Defalarca seyrettim Suriye’deki çırpınan çocukların görüntülerini. Anlamaya çalıştım, ruh sahibi bir insan buna nasıl izin verebilir? Sonra dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen seslere, analizlere, yorumlara kulak verdim. Kimi için dehşet vericiydi. Fakat kimi önem bile vermiyordu. Ortadoğu’ydu nasılsa. Orada Müslümanlar hep ölürdü zaten... Çocuktu, kimyasal silahtı ne fark ederdi ki?
İnsanlığı tüketmek zordur. İnsanlığın tükenmesi için önce nefret gerekir. Nefret ise kolaydır. “Nefret et, kendini koru”; “nefret et, dinini koru”; “nefret et, soyunu koru”; “nefret et, karşındakini ez ve güçlen”... Ve insanlık tükenir. İnsanlık tükendiğinde ise, alabileceğiniz tedbir çok azdır. Çırpınan çocuklara bakar durursunuz... Tıpkı bütün dünyanın şu anda Suriye’ye bakıp durduğu gibi...
Kimyasal silah, Suriye trajedisinin korkunç bir parçası. Fakat bu trajedi yüz binden fazla kişinin öldüğü ülkede üç yıldır yaşanıyor. Kırmızı çizgi aşılalı bir hayli zaman geçti. Kimyasal silah kullanımı elbette insanlık suçu. Fakat üç yıldır bombalanan evlerde de çocuklar, siviller öldü. Bombalı katliamlara alıştık mı yoksa? Onlar insanlık suçu değil de, artık hayatımızın bir parçası mı?
Yazının devamı --->>> Suriye: hangi silah hangi yanlış ellerde?
Suriye çözümünde İran ve Türkiye....
Suriye çözümünde İran ve Türkiye....
Üç yıl önce Esad’ın o şaşalı günlerinde, Suriye’nin bu hale geleceği kimin aklına gelirdi ki? Ülkenin harabeye döneceğini, yüz bin insanın can vereceğini, iki milyon insanın başka ülkelerin topraklarında çadırlarda yaşayacağını kim tahmin edebilirdi? Gün gelip de Suriye’yi hangi ülkenin bombalayacağı tartışmasının yapılacağını, bunun ülkelerin meclislerinde oylanacağını kim, nasıl öngörebilirdi?
Bizler bu hafta Amerika’nın Suriye müdahalesi ile ilgili kararlılığını ve Suriye’deki BM denetçilerinin raporlarını takip ederken; bir yandan da Şam yönetiminin destekçisi üç ülkenin tavırlarını yakından izledik: Rusya, Çin ve İran.
BM tasarısını veto eden Rusya, müdahale fikrini her fırsatta eleştirse de olası bir müdahalede taraf olmayacağını açıkladı.
Fakat savaş gemilerini Doğu Akdeniz kıyılarında konuşlandırmaktan geri kalmadı. BM güvenlik konseyinde tasarıya ikinci vetoyu gösteren Çin genelde sessiz, Rusya’nın izinde.
Peki ya İran?
Yazının devamı için -->>> Suriye çözümünde İran ve Türkiye
Üç yıl önce Esad’ın o şaşalı günlerinde, Suriye’nin bu hale geleceği kimin aklına gelirdi ki? Ülkenin harabeye döneceğini, yüz bin insanın can vereceğini, iki milyon insanın başka ülkelerin topraklarında çadırlarda yaşayacağını kim tahmin edebilirdi? Gün gelip de Suriye’yi hangi ülkenin bombalayacağı tartışmasının yapılacağını, bunun ülkelerin meclislerinde oylanacağını kim, nasıl öngörebilirdi?
Bizler bu hafta Amerika’nın Suriye müdahalesi ile ilgili kararlılığını ve Suriye’deki BM denetçilerinin raporlarını takip ederken; bir yandan da Şam yönetiminin destekçisi üç ülkenin tavırlarını yakından izledik: Rusya, Çin ve İran.
BM tasarısını veto eden Rusya, müdahale fikrini her fırsatta eleştirse de olası bir müdahalede taraf olmayacağını açıkladı.
Fakat savaş gemilerini Doğu Akdeniz kıyılarında konuşlandırmaktan geri kalmadı. BM güvenlik konseyinde tasarıya ikinci vetoyu gösteren Çin genelde sessiz, Rusya’nın izinde.
Peki ya İran?
Yazının devamı için -->>> Suriye çözümünde İran ve Türkiye

